Menü
YORGUN / değilim
YORGUN / değilim

Servis arkadaşlarıma şaka yollu takılırım servisten inerken “ Benim ikinci mesai başlıyor, hadi size iyi akşamlar” Hepimiz üç aşağı beş yukarı aynı durumdayız.

 

Komşum daha sokağın başında beni görünce bismillah başlar ” Çok yoruldum, ne güzel sen işe gidiyorsun.” — “ Akşama kadar eve gir çık bunaldım, sıkıldım.” — “Senin yemekler hazırdır, senin evin de kirlenmiyordur tabi?” Bir değil iki değil, ağzıma geldi geldi gitti, bir şey demedim, demek istemedim. Gülümsedim sadece, her zamanki gibi.

 

Hksız da sayılmazdı hani, Kafam rahat, evde yemekleri Sabrina hazırlamış, temizliği Katya bitirmiş, gönlüm ferah. İş yeri de yan gel yat Osman.

 

Beni böyle pozitif tutan şey bence, şikayet etmemek. Çok ekstra bir durum yoksa, bunu dilime almam, kendime yakıştırmam. Yoruldun gerçekten anlıyorum, işe gitmemiş olsak bile, hepimizin akşama doğru enerjisi düşüyor, yoruluyoruz.  Ama bir yan komşun da yoruldu, öteki de, çünkü öyle ya da böyle, herkes yoruluyor, tek değilsin. Sonuç değişecekse, hepimiz elele verip yorulduk voltranı yapıp varsa duasına çıkalım. Alma diline işte ne var, çağırma yorgunluğu durduk yere.

 

Can sıkıntısı dediğin ise yorgunluktan beter, ne illet şey. Oturduğun yerden onu yapmakta ne var, ben de yapardım diyeceğine, millet ne paralar kazanıyor şuncacık şeyden diye söyleneceğine gir sen de çorbanın içine. Salla kepçeni, illa ki dolu çıkar. Üret arkadaşım, bir şeyler üret, bak nasıl rahatlayacaksın. Evde yazma kenarı oyala, çocuklarına oyuncak dik, kitap oku, belediyenin ücretsiz meslek edindirme kursları var, onlara katıl.

Para mevzu bahis değil ki, sen bir şeyler üretmek istedikten sonra.

Her şey tamam, bu sefer de vaktin yok? Bende olsa ben vereyim diyeceğim ama vallahi bende de hiç yok. Hiçbirimizin birbirine bağışlayacağı 1 dakikası yok. Gün bana 32, sana 24 saat değil. Vakit dediğin düzenlenebilen bir şey aslında, istediğin kalıplara giriyor. Senin şekil vermeni bekliyor.

Dün, koltuk bazasında balon ararken eski yağlıboya malzemelerimi gördüm. Uzun zamandır elime alamamıştım, kurumuştur zannediyordum hatta. Yapamasam da/yapacak vakti bulamasam da, şu resimdekilerle tekrar karşılaşınca bile huzur buldum ben. Düşünmesi de yormuyor da adamı. Hayal kurarak da dinlenir insan. Ben en güzel öyle dinleniyorum hatta. Gerekirse uykumdan feragat ederek, tuvalime çizmeye başlayacağım yeniden. En azından öyle hayal ediyorum.

 

Yorgunluğu hissedecek kadar vaktim varsa, yorgun falan değilim öyleyse. Kervan yolda düzülür

 

İdealizmimi Mancar Tarlasında Kaybettim Ben!
Troldür, Geçer
OYNAMAK/OYALAMAK
Yorumlar
  • Minik Lab Okuru

    MinikLab'a hoş geldiniz. Burada her çocuk; kendi ölçüsüyle, kendi tarifiyle, kendi kuramıyla deneyini yapar.

Yukarı Çık